Kitap ismi:     

Kitap Takası - Üye Girişi

Aktif Kitap Sayısı: 2785

%100 Güvenli Sistem

Kitap Takası - Üye Girişi

Üyelerimizin Toplam Kazancı: 64,818.60 TL

 

Üye Ol   -   Üye Girişi   -   Güvenli Çıkış   |   Hoşgeldiniz  -  Takas yöntemiyle kitapları değiştirin, çok satan ve yeni çıkan kitapları ücret ödemeden alın!

Facebook'ta Paylaş
 
 

  En son eklenen kitaplar

 
 
Kiralık Adam
Yazgülü Aydoğan
 
 
 
Yeniay
Stephanie Mayer
 
 
 
Tutulma
Stephanie Mayer
 
 
 
Alacakaranlık
Stephanie Mayer
 
 
 
İstanbul Hatırası
Ahmet Ümit
 
 
 
KADININ UYRUKLUĞU ÜZERİNDE
Doç. Dr. Rona Aybay
 
 
 
DIŞ POLİTİKA
Cilt IV,Sayı 2, temmuz, 1993
 
 
 
ÖZKAYNAKÇA
PROF. DR. CEMAL MIHÇIOĞLU
 
 
 
YÖNETİM HUKUKU
PROF. DR. ŞEREF GÖZÜBÜYÜK
 
 
 
BÜYÜKELÇİ MORGENTHAU'NUN ÖYKÜSÜNÜN
HEATH W. LOWRY
 
 
 
İKTİSAT TEORİSİNE GİRİŞ
ORHAN TÜRKAY
 
 
 
ORLY SALDIRISI DAVASI
ŞAHİT AVUKAT BEYANLARI
 
 
 
Türk Ekonomisi
Prof. Dr. Ahmet Kılıçbay
 
 
 
MAKRO İKTİSAT
Doç. Dr. Ercan Eren
 
 
 
İDARİ HESAP EL KİTABI
Hazırlayanlar
 
 
 
ULUSLARARASI POLİTİKA
MEHMET GÖNLÜBOL
 
 
 
KAMUS-I TÜRKİ
Şemsettin Sami
 
 
 
ULUSLARARASI HUKUK DERSLERİ
Hüseyin Pazarcı
 
 
 
tebessüm i elem (acı gülüş )
hüseyin rahmi gürpınar
 
 
 
ULUSLARARASI İKTİSAT
Prof. Dr. halil SEYİDOĞLU
 
 
 
KAMU MALİYESİ
ÖZHAN ULUATAM
 
 
 
KAMU YÖNETİMİ
HERBERT A. SIMON
 
 
 
ULUSLARARASI POLİTİKA CİLT 2
Hans J. Morgenthau
 
 
 
Dış Politika Bülteni
Cilt IV, Sayı No 1-Sonbahar 1992
 
 
 
BALKANLAR
Doç. Dr. Hüseyin Bağcı
 
 
 
TEMEL LİSAN KURSLARI
BÜYÜKELÇİ METİN KUŞTALOĞLU
 
 
 
AVRUPA TOPLULUKLARI HUKUKU
Doç. Dr. Ayşe Füsun ARSAVA
 
 
 
İKTİSAT 2
Richard G. Lipsey
 
 
 
iklimler
Andre Mauroıs
 
 
 
SADİST
STEPHEN KİNG
 
 
 

 

  Anket

 

Takasx anket sistemine hosgeldiniz

Genelde günün hangi saatleri arasinda kitap okursunuz?
   

Sabah
   

Ögle
   

Aksam
   

Hepsi

 

 

 

 
 
  Konu İsmi: statükocuların entelektüel yoksunluğu  
 
Süregelen ve kendi kontrolleri altında olan, konjonktürü devam ettirme amacı güden kimselere statükocu diyecek olursak öznesi oldukları güncelin her ne şekilde olursa olsun devamını arzuluyor oldukları gerçeğini de görüyor olmamız gerekir, avucunda olanı bırakmak istemez insanlar. Ancak kitleleri ve tahakküm altında yetişen bireyleri “avuçta” tutmanın da bir yolu yordamı vardır. Gramsci’nin hegemonya kavramını uygulayacak olursak kitleleri uyutacak bazı belirli şekil ve düşünce fetişleri oluşturulmalı ve bunu inandırıcı kılan bazı ritüeller yaratılmalıdır. Peki, bu yaratımlar kullanılan uzun sürenin sonunda artık kitlelerin afyonu olma yolunda biçare kalıyorsa ne yapılacaktır: Statükocu ve statükosu yıkımın eşiğinde dolaşacaktır ve uzun süredir avucunda olanın kaybedilme riskinin maksimize olduğunu görmesine binaen daha fazla saçmalamaya başlayacaktır, uzantıları aracılığıyla hala ayakta olduğunu ve “var olan durumun” ilelebet süreceğini kanıtlama arayışlarına gidecektir. İflas etmiş düşünce sistematikleri içerisinde kalmaya çalıştıkları için de fasit bir dairede dönmeye ve kendilerince fi tarihinde elde ettikleri parametreleri yine aynı kaidelerden feyiz alarak koruma ve kollama çalışmasına gitmeye çalışacaktırlar. Güncelden bu derece kopukluk ise değişen değerleri görememe kendilerince doğrularını ya da diğer anlamıyla inançlarını sınayamama ve sonunda ise düşünsel hegemonyalarını kaybetmeyle sonuçlanmaktadır. Bu süreçte ise statükocu gazetesindeki köşesinde inançlarına olan bağlılık seviyesinde entelektüel birikimden yoksun genel olarak kısa lâkin öz olmayan cümleler yazmakta “yeni gelenlere” sataşmakta oluşturulan fetişi kutsamakta kişi kültü arkasına sığınıp yine kültten aldığı destekle kültü savunmaktadır, televizyoncu tartışma programına çağırdığı belirli insanlarla kendi söyleyip kendi oynamakta aralarda girdiği veterelerle külte ve fetişe atıflarda bulunmakta kimi zaman ise “yenilerden” birini “eskilerin” arasında eritme stratejisiyle davranmaktadır. Bunlar haricinde statükocular devlet içinde bulunan kollarıyla ya da bizzat devlet olmalarına binaen olanaklarıyla “halk için enformasyon” üretmeye devam etmekte ve böylelikle de statükolarını korumaya çalışmaktadır. Lâkin öncesinde de belirttiğimiz üzere iflas etmiş ve zaten ta başından itibaren cebri olarak kabul ettirilmiş kaideleriyle tutunmaya çalışan bu güruh var olanı korumanın o inanılmaz isteğiyle içi tamamen boş cümle, konuşma ve düşüncelerle amel etmektedirler. Dolayısıyla da bu güruhun kendilerince “akil ağabeyleri” dahi sığ düşünce havuzunda yüzmekte ve kendileri oynayıp kendileri çalmaktan öte olmayan davranışlar sergilemektedirler. Vahim durum şu ki kendilerince ezelden beri savunulan ve ulaşma gayreti içerisinde olduklarını her seferinde belirttikleri “yüksek değerlerin” gün gelip güncel olarak savundukları değerlerle çelişmesi durumunda ise kişi kültlerinin yıkılacağı endişesiyle ve fetişlerinin kadük kalacağı ön görüsüyle Orwell’ın 1984’ünde olduğu gibi eskiyi unutturma kaynakları devreye girmekte ve bir zamanların tapınmaları kendisini taşlamaya bırakmaktadır. Hülasa Herakleitos’un değişiyle “Her şey akar” ve bu akımın karşısında duranlar öyle ya da böyle yıkılır yok olurlar. Önemli olan sürecin hangi mahiyette olacağı ve yıkımın getireceği zararın kabul edilebilirliğidir.

 

Yazıyı ekleyen: sulka

[ Mesaj Gönder ]   [ Üye Profiline Bak ]

Ekleme Zamanı: 7/8/2010 1:09:12 AM
 
# 141 Kez Okundu.     # Toplam 0 Adet Cevap Yazılmış.
 
[1]
 
 
 Geri Dön
 
 
 
Takasx.com bir sosyal sorumluluk projesidir. Takasx.com' da korsan kitapların takas yapılması yasaktır !
Bu Sayfa En İyi Minimum IE6+ Tarayıcı ve 1024x768 Çözünürlükte İzlenir

takasx.com / (2008 - 2010)   YASAL UYARI   -   HAKKIMIZDA   -   BASINDA TAKASX.COM   -   İLETİŞİM